Blog

24

Eyl

7Deniz Dergisi Röportajı

Ülkemiz bölgesel güç olmanın eşiğinde

 

2016’nın kasım ayıyla birlikte faaliyetlerine başlayan Konomar Gemi Elektrik ve Elektronik Ltd.Şti. seyir haberleşme ekipmanları, bunların entegrasyonu ve projelendirilmesiyle ilgili danışmanlık hizmeti sunuyor. Şirket, uzman kadrosu, gelişmiş servis ve teknik destek ağının yanı sıra alanında güçlü firmalarla yapmış olduğu işbirliğiyle öne çıkıyor. Güçlü bir portföyle kısa zamanda büyük atılımlar yapan şirketin öncelikli hedefi ise dünya çapında bilinen bir marka olmak.  Bir araya geldiğimiz şirketin Genel Müdürü Mutlu Yelten, önümüzdeki 10 yılda 4 farklı ülkede faaliyet gösteren 50 kişilik personele ulaşarak bu hedefi gerçekleştirmeyi planladıklarının altını çiziyor ve daha birçok konuya açıklık getiriyor.

 

Uzun yıllardır bu sektördesiniz. Öncelikle background’ınızı ve firmanızın hikayesini dinlemek isteriz.

1998 yılında Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksekokulunu bitirdikten sonra aynı yıl sektörde mevcut özel bir firmada sekiz yıl servis mühendisliği yaptıktan sonra iki yıl boyunca yeni inşa projeleri sorumlusu olarak çalıştım.  2010 yılından itibaren çalıştığım şirketin satış ve müşteri hizmetleri yöneticiliği görevini üstlendim. Bu pozisyonda altı yıl boyunca bir çok ticari ve askeri projelerde görev yaptıktan sonra sektörde ki yirmi yılı bulan tecrübemizi kendi hayallerimizi gerçekleştirmek adına 2016’nın aralık ayında Konomar şirketini faaliyete geçirdik. Şu anda 12 personel ile 3 farklı ülkede proje yürütüyoruz. Avrupa merkezli bir dağıtım depomuz mevcut buradan müşterilerimizin talebi doğrultusunda tüm Avrupa limanlarına çok kısa sürede  yedek parça sevk edebiliyoruz . Şu anda seyir haberleşme ekipmanları ve bunların entegrasyonu, projelendirilmesiyle alakalı olarak iki tersaneye danışmanlık hizmeti veriyoruz. Romanya’da, Türkiye’de kontratını yaptığımız ve üzerinde çalıştığımız 16 projemiz var. 2021’e kadar tamamlanması hedeflenen bu projelerin bütün seyir haberleşme sistemlerinin entegrasyonu, tedariki, sahadaki uygulaması, montajı, devreye alma işlemleri ve teslimi ekiplerimiz tarafından yapılacak. Aynı zamanda 2017 Ağustos ayında gemi içi haberleşme, eğlence sistemleri üzerine üretim yapan ve bu konuda dünyada alanında ilk sıralardaki üreticilerden Norveç merkezli  Zenitel (Vingtor-Stentofon)  firmasının Türkiye temsilciliğini aldık. İlk yılımızda çalışmalarımızla Zenitel’in dünya çapında en çok satış yapan 10temsilcisinden biri olduk.

“DTO bize sahip çıkmadı”

Peki Karamürsel Mezunlar Derneği olarak şu anda ne durumdasınız?

2010 yılında 10 arkadaşımla beraber mezun olduğumuz okul olan Karamürsel Denizcilik MYO Mezunlar Derneğini kurduk. Bu dernekle amacımız örgütlü toplumun her zaman başarılı olacağı gerçeğine inanmaktı. Sektördeki mezunlarımızı bir araya toplayarak Türk denizciliğine faydalı çalışmalar yapmak adına derneğin kurucu başkanı oldum. 5 yılda onlarca etkinlik, kariyer günü ve seminerler düzenledik mezunlarımızın haklarını savunmak için çalışmalar yaptık ancak kâr amacı gütmeyen aidatlarla dönen bir dernek olduğumuz için maddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Bu esnada Deniz ticaret odasından destek istedik  Maalesef ki DTO bize sahip çıkmadığı ve devamında çalışmaları yürütemediğimiz için 2015 yılında derneği kapatmak zorunda kaldık. Ama sanal ortamda üyeleri bir arada tutuyoruz. Sosyal medya platformlarından birbirimize destek olmaya devam ediyoruz. Tabii bu işin devlet tarafından özellikle DTO tarafından desteklenmesi için resmi bir kisve altında olması lazım. Şu anda o yapı maalesef yok.

Konomar olarak bir buçuk yılda koyduğunuz hedeflerle çok iyi bir ivme kazandınız. Şimdiki hedefleriniz neler?

Öncelikle hedefimiz sadece Türkiye’de değil dünya çapında bir marka olmak. Bu yönde çalışmalarımızı yapıyoruz. Tüm gemilerin seyir, haberleşme, eğlence sistemlerinin tedarikini, organizasyonunu ve ardından gelebilecek olan teknik desteği verebilecek kapasitede bir firma olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzaktan destek servisimizle müşterilerimize ücretsiz hizmet veriyoruz. Bu kapsamda anlaşmalı olduğumuz firmaların gemilerine internet üzerinden bağlanarak veya telefon irtibatı ile gemi personelini yönlendirmek suretiyle arızaların %40’ını çözebiliyoruz. Önümüzdeki 10 yıllık hedefte 4 farklı ülkede faaliyet gösteren 50 kişilik personele ulaşmış; kendi faaliyet alanımızla ilgili satış, servis, yedek parça, teknik danışmanlık ve projelendirme alanında isim yapmış, dünya çapında bilinen bir marka oluşturmak istiyoruz.

“Aselsan ülkemizin milli değeridir”

Aselsan ile olan işbirliğiniz ne durumda?

Aselsan’a deniz sistemleri ile alakalı hem hizmet hem malzeme tedariki sağlıyoruz. Sonuçta Aselsan ülkemizin milli değeridir ve savunma sanayisinde marka değeri en yüksek firmalarımızdandır. Bildiğiniz üzere ülkemiz bölgesel güç olmanın eşiğinde. Özellikle savunma sanayinde son on beş yılda çok büyük atılımlar yapıldı. Bu atılımları yapabilmeniz için paradan ziyade yetişmiş insan gücüne ihtiyaç vardır.  Bugün birçok projeyi yurtdışına pazarlamada ki en büyük etken, bu vizyona sahip olmanız sonrasında satılan sistemlere destek verebiliyor olmanızdandır. Bu noktada bizim savunma sanayine katkımız uzmanlık alanımızla alakalı Aselsan tarafından talep edilen hizmetleri ve malzemeleri  tedarik etmektir. Tabii bunu daha da geliştirmek istiyoruz.

Rakiplerinizden sizi ayıran fark nedir?

Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük fark mesleğimizi çok sevmemizdir. Biz mesleğimizi iyi biliyoruz ve bu bilgimizi müşterilerimize en iyi hizmeti vermek için sonuna kadar kullanıyoruz. Tecrübelerimizi gençlere aktarmak sureti ile insan yetiştiriyoruz ve zoru seviyoruz gerektiğinde kendi personelimle beraber bende gemide çalışıyorum. Özel projeler bizi daha çok heyecanlandırıyor örneğin şu anda yeni başladığımız projede Cemre Tersanesinde Fransız bir armatörle çalışıyoruz. Türkiye’de ilk defa yapılacak olan rüzgar santrali bakım gemisi projesi. Bu projenin seyir, haberleşme ve eğlence sistemlerinin tedarikçisi biziz.  Gururla ifade ediyorum ki tersanelerimiz Kuzey Avrupa ülkelerinden İzlanda’dan, İngiltere’den, Fransa’dan sipariş alan ve onlara kaliteli gemiler üreten bir hale gelmiştir.

Bu noktada yeni gemi inşa taleplerinde farklılaşmaya gidildiğini söyleyebilir miyiz?

Türk gemi inşa sektörü için evet çünkü artık dünya değişiyor ve eskisi gibi klasik konteyner, tanker vs. gemi tiplerinden ziyade özel amaçlı işler için özel amaçlı gemi inşa talepleri gelmektedir. Ülke olarak konumumuz Uzakdoğu tersanelerine nazaran bize avantaj sağlamaktadır. Bunu kaliteli işçilik ve müşteri memnuniyeti ile birleştirdiğinizde siparişler otomatik olarak ülkemiz tersanelerine gelmektedir.

“Gemi inşada marka olma yolunda ilerliyoruz”

Sektördeki gidişatı nasıl görüyorsunuz?

Dünya piyasalarındaki 2008 krizi sektörümüzdeki en büyük darbelerden birini gemi inşa sanayimize ve tersanelerimize vurmuştu. Çin faktörünün giderek büyümesi ile bu daha trajik bir hal almıştı.

Durum böyle olunca sormaya başladık bundan nasıl kurtulacağız, çıkış noktası nedir ve nerede hata yaptık diye.. 2004-2008 arasındaki yaşanan furyada müşterilerin tersane kapılarında sıraya girmesinden dolayı oturduğumuz yerde müşteri beklemek gibi bir alışkanlık oluşmuştu.

Sektör olarak tersanelerimizin durumuna baktığımızda krizin etkisinin geçtiğini görebiliyoruz. Şu anda Yalova tersanelerimizde 20 bin civarı insan çalışıyor. Altınova’da 2008-2010’da açılan bir kısım tersaneler şu anda iş yükünden dolmuş ve yeni yatırımlarla büyüyorlar. Kimisi mevcut olana yatırım yapıyor kimisi ekstra tersane alıyor. Ülke olarak kriz sonrası dönemde tersanelerde zorlu aşamayı geçirdik şu anda mahsulü topluyoruz. Özel amaçlı gemiler alanında bir inşa üssü olmak hayal değildir. Yeter ki kalitemizden ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyelim.  Bunu da Yalova‘daki tersanelerin sipariş defterine baktığınızda görebiliyorsunuz. Bugün Tuzla’da olsun Yalova’da olsun askeri projeleri almış ve kendilerine bu alanda vizyon yapmış birçok tersane var. Geçtiğimiz günlerde Katar’daki fuarda üç tersanemiz ciddi askeri gemi ve bot siparişleri aldı. Devletin bu tersanelerimize verdiği sipariş desteği ile o kabiliyeti kazandılar ve dünyaya açılıyorlar. Bu da tersaneciliğimiz açısından ciddi bir atılımdır. Kısacası gemi inşa sektörümüz marka olma yolunda ilerliyor. Özel amaçlı gemilerde, balıkçı gemilerinde feribot projelerinde geleceğin Avrupa’daki merkezi Türkiye olacaktır.

You must be logged in to post a comment.

Urgent Support
close slider